10. Sınıf Biryay Yayınları Türk Dili ve Edebiyatı Ders Kitabı Sayfa 70, 71 Metni Anlama ve Çözümleme Soruları ve Cevapları

10. Sınıf Biryay Yayınları Türk Dili ve Edebiyatı Ders Kitabı Sayfa 70, 71 Metni Anlama ve Çözümleme Soruları ve Cevapları
Yazıyı beğendiyseniz lütfen Paylaşın

10. Sınıf Biryay Yayınları Türk Dili ve Edebiyatı Ders Kitabı Sayfa 70, 71 Metni Anlama ve Çözümleme Soruları ve Cevaplarını yazımızın devamından okuyabilirsiniz.

Millî Edebiyat Dönemi yazarları, hikâyelerini “Maupassant (Olay Hikâyeciliği)” tekniğine göre yazmışlar ve kendilerinden sonraki hikâyecilere bu konuda örnek olmuşlardır. Millî Edebiyat Dönemi’nin başlıca hikâye yazarları Ömer Seyfettin, Refik Halit Karay, Halide Edip Adıvar, Yakup Kadri Karaosmanoğlu’dur.

Ömer Seyfettin’in “millî şuur” ve “milliyetçilik” gibi değerlerin öne çıktığı tarih konulu hikâyelerini kaleme almasını, yaşadığı şartlar ortaya çıkarmıştır. Yazan 1909-1911 yılları arasında Makedonya’da sınır hattındaki görevi sırasında edindiği izlenimler birçok hikâyeye kaynaklık etmiştir. Kimi hikâyelerinin konularını tarihten almıştır. Bu hikâyeleri, memlekette savaşın doğurduğu kötümser havayı dağıtmak, halkın kahramanlık duygularını kımıldatmak, onlara iyimserlik ve umut vermek amacıyla yazdığı sezilir.
Ömer Seyfettin’in hikâyelerinde yaşanmışlığın önemi büyüktür. Babası gibi asker olan yazarımız Yanya kuşatması sırasında esir düşmüştür. On aylık esaret süresinde hep kitap okumuş ve esaret sonrasında “Forsa” adlı hikâyesini yazmıştır.

Metni Anlama ve Çözümleme

1. Okuduğunuz hikâyenin konusu nedir?

Cevap: Esaret altında yaşayan bir kişinin başından geçen maceralar.

2. Okuduğunuz hikâyedeki zaman ve mekânı aşağıdaki tabloya işleyiniz.

Forsa Hikayesinde Zaman

Zaman: Forsa adlı hikayedeki zaman ifadesi olarak şu şekilde örnek verebiliriz;

Bu ‘’her gece’’ uykusunda kendisini kurtarmak için birçok gemilerin pupa yelken gelmediğini gören zavallı eski bir Türk forsasıydı.
Zaman, metindeki yapıyı tamamlamak amacıyla kullanılan unsurlardan biridir.

Forsa Hikayesinde Mekan

Mekan özellikleri; Forsa adlı hikayedeki mekanlar ve özellikleri şu şekildedir;

  • Korsan Kadırgaları: Kara Memiş’in kürek mahkumu olduğu mekan.
  • Akdeniz kıyısındaki ada: Kara Memiş’in esir olarak satıldığı ve ömrünün geri kalanını geçirdiği mekan.
  • Kulübe: Kara Memiş’in özgürlüğüne kavuştuktan sonra yaşadığı mekan.
  • Kasaba: Kara Memiş’in acıktığında gittiği ada kasabası.
  • Büyük Türk Kadırgası: Kara Memiş’in oğlu Turgut’la karşılaştığı mekan.

3. Okuduğunuz hikâyenin kahramanı ihtiyar forsanın kişilik özellikleri hakkında bilgi veriniz.

Cevap: Güçlü , nam salan bir denizci , cesur , gözü pek , zeki , iyi bir askerdir.

4. İhtiyar Forsa’nın yıllarca gördüğü rüya nedir?

Cevap: Bu, her gece uykusunda onu kurtarmak için birçok geminin pupa yelken geldiğini görür.

5. Okuduğunuz hikâyede yazarın öne çıkan üslup özelliklerini söyleyiniz.

Cevap: Ömer Seyfettin dilde sadeleşme taraftarıdır. Bu yüzden kullandığı dil halkın anlayacağı sade bir dildir. Halk bu yalın dili çok rahatça anlayabilmekteydi.

6. Metnin kurmaca dünyası ile eserde anlatılan dönemin gerçekliği arasındaki ilişkiyi karşılaştırınız.

Cevap: Eserde anlatılan kurmaca dünya aslında o dönemin gerçek dünyasından da izler taşımaktadır. Çünkü o dönemin dünyasında esir almalar forsa geleneği denizcilik faaliyetleri bu kurgusal hikayede işlendiği gibidir. Bundan dolayı kurgu olsa da gerçek dünya izleri fazladır.

7. Yazarın yaşamının okuduğunuz hikâyeye yansımalarını değerlendiriniz.

Cevap: Yazar yaşamında ve düşünce dünyasında ne varise realist bakış açısıyla eserlerine yansıtmıştır. Hikayelerinde milli bilinci uyandırma ve güçlendirme amacı taşıyan Ömer Seyfettin’in bu hikayesinde de bunun etkilerini görüyoruz.

8. “Vatan al bayrağın dalgalandığı yer değil midir?” sözünü açıklayınız.

Üzerinde yaşadığımız şehitlerimiz kanıyla sulanmış bu toprakların vatan olduğu bilinciyle büyüdük biz. Vatan toprağını kutsallığı hiç çıkmadı aklımızdan. Basılacak her düşman ayağının kırılacağı, uzatılacak her elin kesileceği, ölümüne korumamız gerekliliği bilincindeyiz elhamdülillah. Atalarımızın emaneti olduğunu unutmamalıyız. ‘Bastığın yerleri toprak diyerek geçme tanı’ derken Mehmet Akif bizleri vatanın önemi üzerinde düşünmeye sevk ediyor. Düşünelim o halde. Bastığımız yerleri toprak diyerek geçmeyelim. Altında yatan binlerce kefensizi, aziz şehitlerimizin hatırasını daima yaşatmalıyız. Korumalıyız. Bizden sonra ki nesillere de önemini aktarmalıyız.

Bugün sadece ülkemiz sınırları içerisinde değil, tarih boyunca hüküm süren atalarımızın bayrağımızı dalgalandırdığı yerler varlığını sürdürüyor. Mazluma umut olan atalarımız gittikleri yerlere hoşgörüyü sevgiyi beraberinde götürmüşlerdir ki hala sevilen bir millet olarak varlığımızı sürdürüyoruz. Hala adımız geçince Ortadoğu da, Kafkasya da, Avrupa da, Balkanlar da ve diğer tüm Müslüman coğrafyasında saygınlığımız sürüyor. Bunu elbette atalarımızın hoşgörü politikasına borçluyuz. Şimdi bizler sadece sınırlarımız içine hapsolursak bizleri bekleyenlerin ümitleri boşa çıkmaz mı? Nerede kaldınız demezler mi? Tarihin üzerimize yüklediği bu sorumluluktan kaçmak şöyle dursun bunu yerine getirme şerene her vatan evladı taliptir. Cerablus ve El bab gibi şehirler de bayraklarımızın dalgalanıyor olması oralarında bizlerin vatanı olduğunun bir gerçeği. Öyle ki Al Bayrağımız dalgalandığı her toprağa güven ve huzur götürmüştür. Orayı bizlere vatan kılmıştır.

9. İhtiyar Forsa’nın gemide beklemeyip cihada gitmesini nasıl değerlendiriyorsunuz?

Cevap: Vatan-bayrak-millet-ülkü uğruna inançlar uğruna doğru buluyorum. Ne durumda nasıl ve hangi yaşta olursan ol bu şekilde olmalısın.

10. “Forsa” hikâyesi hangi bakış açısı ile yazılmıştır?

Cevap: Hikaye 3. kişili anlatıcı tarafından anlatılmıştır. Anlatıcı olayların öncesi ve sonrasını; kahramanların iç dünyalarına kadar bilen ilahi bakış açılı hakim anlatıcıdır.

11. Hikâyede anlatılan millî ve manevi değerlerimiz nelerdir? Açıklayınız.

Cevap: Hikâyede, şartlar ne olursa olsun umudun ve inancın hiçbir zaman yitirilmemesi, kurtuluşu sabırla beklemenin gerektiği ifade edilmeye çalışılmıştır. Umudu canlı tutan inançtır.

*Askere olan güven
*Baba oğul arasındaki güçlü bağ
*Vatan ve millet için her daim zinde olmak
*Yaşına bakmadan kişilerin vatan için savaşma istekleri

12. Aşağıda verilen parçada hangi anlatım biçimi ağır basmaktadır? Açıklayınız.

Cevap: Betimleme.

1. Aşağıda verilen metindeki isim-fiilleri bulunuz.

Askerler onun yaklaşmasını beklediler. İhtiyar, Türklerin yanına yaklaşınca önüne ilk geleni tutup öpmeye başladı. Gözlerinden yaşlar akıyordu. Hâline bakanlar üzülmüşlerdi. Biraz heyecanı dinince sordular:

2. Aşağıda verilen metindeki sıfat-fiilleri bulunuz.

Akdeniz’in, kahramanlık yuvası sonsuz ufuklarına bakan küçük tepe, minimini bir çiçek ormanı gibiydi. İnce uzun dallı badem ağaçlarının alaca gölgeleri sahile inen keçiyoluna düşüyor, ilkbaharın tatlı rüzgârıyla sarhoş olan martılar, çılgın bağrışlarıyla havayı çınlatıyordu. Badem bahçesinin yanı geniş bir bağdı. Beyaz taşlardan yapılmış kısa bir duvarın ötesindeki harabe vadiye kadar iniyordu.

3. Aşağıda verilen metindeki zarf-fiilleri bulunuz.

Oğlu, babasının ellerine varıp; vatanını, sevdiklerini göremeden seni tekrar kaybetmeyelim baba diye yalvararak, öptü. İhtiyar, kafasını kaldırdı, göğsünü kabarttı, daha bir gençleşmiş gibiydi.
Bayrağı işaret ederek…

admin

admin

Talebemektebi bir sevdanın hikayesi

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Translate »