İNCİR KUŞLARI – SİNAN AKYÜZ

İNCİR KUŞLARI – SİNAN AKYÜZ
Yazıyı beğendiyseniz lütfen Paylaşın


İNCİR KUŞLARI – SİNAN AKYÜZ


İncir Kuşları övgüsünü okuyup aldığım bir kitaptı. Almamın üzerinden yıllarla ölçülen bir zaman dilimi geçmiş de olabilir ama bu gerçeği görmezden gelelim.
İlk defa Sinan Akyüz okuduğum için ne beklemem gerektiğini bilmiyordum. Dilini çok basit buldum. Bu benim için rahatsız ediciydi ve kitabın başındaki “Bu kitap hayal ürünü bir roman değildir. Tamamen gerçeklere dayanmaktadır.” ibaresini unutturuyordu. Kurgu kokuyordu.
İncir Kuşları 163. sayfaya kadar bana çok gerçekçi gelmeyen bir aşkı anlatan basit bir romandı ancak sonrasında savaş kendini gösterince etkileyiciliği arttı ve kalbim kırıldı. 1991-1993 yılları arasında Bosna’da yapılanları konu alıyor. İnsanların nasıl bu kadar acımasız, nefret dolu olduğunu anlayamıyorum. Umarım hiçbir zaman da anlamam.
Peki, neden kitaptaki aşkı yapmacık buldum? Rüyada görülen kişiye aşık olunması daha başta ilişkiyi hayali düzeye taşıdı bence. Sonrasında ise diyaloglar… “Seni beklerken de hasretinle yanan dudaklarımın arasından senin yüreğine kendi yaşam özümden üfleyeceğim.” Hı? Tamam, oldu o zaman.
İncir Kuşları’na Goodreads’de 3 puan verdim. Kitabın içindeki aşkı, yazarın dilini pek sevmedim ama ikinci yarısında savaşın kadınlara yaptıkları, komşunu bile canavara dönüştürmesi okunmaya değerdi. Savaş yanlılarına okutmak gerek aslında, savaşın içinde olmak nasıl bir şey görsünler.  
“Bana göre hayallerin olmadığı bir dünya, çiçeksiz bir bahçe gibidir.”
“Konuşmak tehlikeli… Susmak günahtır…”
“Savaş buydu demek ki! Anormal olan şeyleri nasıl da normalmiş gibi görmeye başlamıştık.”
 
 

admin

Talebemektebi bir sevdanın hikayesi

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir