Mayıs 27, 2022
Tarih

Tarımdan Ticarete Ekonomi

Bu yazımızda 9. sınıf tarih dersinin Orta Çağ’da Dünya ünitesinin Tarımdan Ticarete Ekonomi konusunu tüm ayrıntılarıyla inceledik.

 

Bu yazımızda tarih dersi konu anlatımları kapsamında 9. sınıf tarih dersinin 3. ünitesi olan Orta Çağ’da Dünya ünitesinin 2. konusu olan Tarımdan Ticarete Ekonomi konusuna yer verdik. Tarımdan Ticarete Ekonomi konusunu “Orta Çağ’da tarım ve ticaretin yaygın ekonomik faaliyetler olduklarını kavrar.” kazanımı çerçevesinde anlattık.

Tarımdan Ticarete Ekonomi

Ders: Tarih 9

Ünite: Orta Çağ’da Dünya

Konu: Tarımdan Ticarete Ekonomi

Kazanım: Orta Çağ’da tarım ve ticaretin yaygın ekonomik faaliyetler olduklarını kavrar.

Tarımdan Ticarete Ekonomi konusunda İlk Çağ’da tarım faaliyetleri, İlk Çağ’da ticaret faaliyetleri, Orta Çağ’da tarım faaliyetleri, Orta Çağ’da ticaret faaliyetleri hakkında bilgi verdik. Ayrıca İlk çağlardan itibaren tarım üretimini artırmak isteyen insanlar hangi faaliyetlerde bulunmuş olabilir? sorusunu yanıtladık.

İlk Çağ’da Tarım

Tarımın ilk olarak ne zaman ortaya çıktığı tam olarak bilinmemektedir. Ancak yapılan tahminlere göre MÖ 9000 yılında yani Neolitik Çağ’da ortaya çıktığı tahmin edilmektedir. İlk Çağ’da ise yerleşik düzene geçmiş olan toplumlarda tarım faaliyetleri bir hayli artmıştı. İnsanlar yaşadıkları yerleri seçerken tarımı daha iyi yapabilecekleri tarıma elverişli yerleri seçmekteydi. Örneğin MÖ 8000 yılında tam olarak tarıma başlayan Sümerler hem hayatın kaynağı suya olan erişilebilirlik hem de verimli toprağa erişilebilirliği sağlayabilmek için tahıl ve arpa yetiştirirken Fırat ve Dicle’yi kullandılar. Eski Mısır ise yine aynı şekilde arpa ve buğdayın yanında keten ve papirüs yetiştirebilmek için Nil Nehri’ni kullandı. Neolitik Çağ’dan İlk Çağ’a kadar yapılan tarımda an büyük gelişim aletler oldu. Örneğin Çin hidrolik sistemli gezici çekicini icat etmişti. Amacı tahılları ezmek ve kabuklardan arındırmaktır.

Bahsedilen devletlerden coğrafi olarak uzakta olan Güney Amerika’da ise patates ve pamuk üretimi tarımın belkemiğini oluşturmaktaydı. Kuzey Amerika’da ise küçük arpa ve bataklık yaşlı evcilleştirilmişti. Orta Doğu’da ise bitki ve hayvanların MÖ 6000 ve MÖ 4500 yılları arasında evcilleştirildiği arkeolojik çalışmalar sonucu belirlenmiştir. Sonuç olarak İlk Çağ’da tarım Neolitik Çağ’a göre gelişmeye devam etmiştir. İcat edilen aletler sonucu tarım kolaylaştırılmış ve verimliliği arttırılarak insan hayatında önemli bir noktaya gelmiştir. Bu noktaya gelirken yerleşik hayata geçmiş olan toplumlar yaşam yerlerini su kenarlarına yapmışlardır.

İlk Çağ’da Ticaret

İlk Çağ’da ticaret ilk olarak takas usulü başlamıştır. İnsanlar sahip oldukları hayvanları ve tarımsal ürünlerini birbirleriyle takaslayarak hayatlarını kazanıyorlardı. Bu durum MÖ 7.yüzyıla yani paranın icadına kadar bu şekilde gitse de paranın icadı ile bu dönem bitmiştir. Anadolu’da hayatını sürdürmüş Lidyalılar tarafından icat edilmiştir. Lidya kralı Alyattes sayesinde ilk paralar bastırılmış ve ticarete kazandırılmıştır. Bu paralar gümüşten yapılmış sikkelerdi. Ardından altında para yapımında kullanılmıştır. İlk parayı Lidyalılar yaptırtmış olsa da Sümerler MÖ 3000 yılında arpaları para gibi kullandılar. Örneğin bir kilo et için 10 kilo arpa kullanılırdı. Romalılar ise askerlerin maaşlarını tuz ile ödediler.

Paranın ve haliyle ticaretin de yaygınlaşması ve gelişmesiyle ticaret yolları oluşturulmaya başlandı. Milattan önce 2. Yüzyılda Çinli Diplomat Zhang Qian’ın Hindistan, Roma ve Pers İmparatorluğu üzerinden ticaret yaptı ve bunun sonucunda İpek Yolu açılmış oldu. İpek Yolu gibi açılan bir diğer yol ise Kral Yolu’ydu. Ege kıyılarından başlayıp Mezopotamya’ya kadar uzanan bir ticaret yoludur. Pers İmparatoru Darius tarafından kurulmuştur. Ticaretin gelişmesinde ticaret yollarının etkisi aşikardır. Ticareti devletler arası kılmada çok önemli rol oynamıştır. Yıllar geçtikçe ticaretin seviyesi ve çeşitliliği de ürünlerin çoğalmasıyla artmıştır. Tarım ve ticaret doğru orantıyla gelişmiştir.

Tarım alanında yapılan gelişmeler sonucu ürünler artmış ve haliyle ticarette kullanılabilecek ürünler artmıştır. Ticaret yollarının yanında ticaret merkezleri de kurulmuştur.(agora, arasta, karum, çarşı, han, ribat, kervansaray) Karum eski Asur medeniyetleri tarafından kurulan ticaret merkezlerine verilen addır. Agora, Antika Yunan’da Pazar yeri, konuşma alanı olarak geçer. Özellikle Minos kentlerinde faaliyet gösteren agoralar tiyatroya benzeyen alanlarda kurulmuşlardır. Agora ve karum gibi İlk Çağ’da yapılan ticaret merkezleri devletlerin ekonomik devamlılığını sağlamakta rol oynamıştır. Aynı zaman devletler arası yapılan ticaret ile Dünya tarihi çok önemli değişikliklere tanık olmuştur.

Orta Çağ’da Tarım

Orta Çağ’daki tarım ile İlk Çağ’daki tarım karşılaştırıldığında Orta Çağ’da tarımın daha sistematik hali getirildiği gözlemlenmiştir. 10. yüzyıl Avrupa’sında malikane adı verilen siyasi-ekonomik bölgeler oluşturulmuştu. Malikanelerin toprakları dört ana parçaya ayrılmaktaydı. Bunlar insanların yaşadığı yerleşim yerleri, tarımın yapılacağı tarlarlar, çayırlar ve ormanlardı. Tarımın yapılış biçimi Avrupa’nın farklı yerlerinde coğrafi farklardan ötürü değişiklik göstermekteydi. Akdeniz Avrupa’sında temel tarım aracı bir çift öküzle çekilen ve toprağı tırmıklayan hafif bir sabandı. Bu sabanın özelliği toprağı altüst etmekten çok gevşetmesiydi. Toprak iki kez çapraz olarak sürülüyordu. Ancak bu saban yöntemi Kuzey Avrupa’da işlemiyordu çünkü Kuzey Avrupa’da sert ve yoğun topraklı bataklıklar bolca vardı.

Avrupalılar da tarım yapabilmek için tekerlekli ve bıçaklı bir sabandı. Milattan önce 6.yüzyılda ilk olarak Slavlar tarafından ağır saban kullanıldı. Fransa ve İngiltere’de yoğunlaşmasının ardından kıta çapında en yaygın saban türü olduğu söylenebilir. Aynı zamanda sabanın bulunmasıyla halkın yüzde 90’ı köylü oldu. Hafif sabanın kullanıldığı tarlalar çapraz sürümden ötürü karesel şekildeydiler. Ağır sabanda ise uzun çizgiler şeklinde tarlalar yaygınlaşmıştı. Hububat tarımının sağladığı kaynaklarla hayvancılık da Orta Çağ Avrupası’nda yaygınlaştı. Aynı zamanda topraklar arttıkça nadasa bırakılan tarlalarda da artış gerçekleşti. Köylerde ise ortaklaşa tarımın yapılması tarımın sürdürülebilirliği açısından çok önemliydi. Ortaklaşa tarımda köylüler tarafından kontrol altına alınan tarımsal faaliyetler iklimsel özelliklere göre düzenleniyordu. Ortaklaşa tarımda tek tip ürün yetiştirilebiliyordu. Bunun sebebi ürünün kaldırılmasından sonra hayvanların tarlalara salınmasıydı. Ürünler aynı anda kaldırılmasaydı salınan aç hayvanlar diğer ürünleri yiyebilirdi.

Tarım geliştikçe tarımın önemi de daha çok devlet için belirgin oldu ve arttı. Bunların sonucunda ülkeler, ülkeler ile köyler, köyler ile toprak için savaşmaya başladı ve verimli toprakların önemi ve bu topraklara sahip olmak için harcanan kaynaklar da artmaktaydı. Orta Çağ’da her ne kadar iyi gitse de Kara Veba’nın gelişi ile tarım durma noktasına gelmiştir. İnsanları etkileyen Kara Veba tarıma zarar verse de topraklar dinlenmiş olduğundan Kara Veba’nın topraklara yarar sağladığı söylenebilir. Tarımın yapılması için gereken insanlar ise zor şartlarda çalışmak zorunda kaldı. Bu yükümlülüklerin en serti angarya idi.

Orta Çağ’da lordlar çıkan ürünün en büyük kısmını alıyordu. Çalışanlar hakkettiklerini almasa da çalışmak zorundaydılar. Malikanelerdeki lortlar kurdukları malikanelerde kral rolünde yaşıyorlardı ve işçilerini koruyordu. Bu durum Orta Çağ’daki toplumsal sınıf ayrımlarının da kanıtı niteliğindedir. Avrupa’nın yanında Orta Doğu ve Asya’da da tarım için elverişli toprakların önemi Avrupa’da gerçekleştiği gibi arttı ve tarım bir numaralı geçim kaynaklarından biri oldu. Devletler arasındaki ticarette de büyük önem oynadı ve bu ekonomik rekabet tarım için çok etkili oldu. Toplumlar birbirini tarımsal açıdan geliştirirken birbirlerine itici güç oldu. Bunun sonucunda ürün çeşitliliği arttı ve topraklar doğru şekilde kullanılmaya başlandı. Sonuç olarak Orta Çağ’da tarım yıl geçtikçe çoğaldı ve çeşitlendirildi.

Orta Çağ’da Ticaret

Orta Çağ’da ticaret yapılırken ticaret yolları çok etkili oldu. Bu yollardan en etkili olanı ise İpek Yolu idi. İpek Yolu kültürler arası etkileşimlere de zemin hazırlamıştır. İpek yolu en çok Türkler, Ruslar, Moğollar, Araplar, Farslar ve Çinliler tarafından kullanılmıştır. İpek Yolu aynı zamanda siyasi açıdan bir etkinlik sağlamıştır. Bir diğer ticaret yolu ise Kürk Yolu’dur. Kürk yolu Karadeniz’in kuzeyinden, Altay ve Sayan Dağları’na kadar uzanmaktadır. İpek Yolu’nun kuzeyinden ilerlemektedir. Bu yollarda deri ve postlar ticaretin önemli ürünü olmuştur. Bir diğer önemli ticaret yolu ise Baharat Yolu’dur. Uzakdoğu’yu Batı’ya bağlayan bir ticaret yoludur. Orta Çağ’da soyluların baharat kullanımına başlamasıyla etkinliği arttı. Ancak o dönemde pahalı olmasından ötürü sadece varlıklı insanların sofralarında kullanılabiliyordu. İpek Yolu’ndan da baharat Avrupa’ya gelmekteydi.

Diğer ticaret yolu ise Kral Yolu’dur. Kral yolu İran’dan başlayan ve Irak üzerinden Anadolu topraklarına ulaşan bir yoldur. En zengin ticaret yolu olarak adlandırılan yoldur ve ismini buradan kazanmıştır. Orta Çağ’da Batı ve Doğu medeniyetleri arasındaki fark barizdir. Doğu medeniyetlerinin sahip oldukları tarımsal ve hayvansal ürünlerin bolluğu ve çeşitliliği, Batı medeniyetlerinin önünde bir engel oldu. Batı’dan doğuya gidebilen en önemli ticaret ürünü kölelerdi. Ticaret yollarının yanı sıra şehirlerde kurulan ticaret merkezleri de İlk Çağ’da olduğu gibi etkili oldu. Akdeniz devletlerinin de denizaşırı ticarette etkili olması sonucu Avrupa’nın da ticarette etkili olduğu söylenebilir.

Ticaret yolları etkili olsa da beraberinde getirdiği sorunlar da oldu. İlk kez Çin’de görülen Kara Veba, İpek Yolu ile de taşınmış ve küresel bir sorun olmuş olsa da Avrupa’nın adeta kırılmasın neden olay savaşlar sonucu olmuştu. Aynı zaman ticaret seneler boyunca arttıkça sadece ürün değil insan satımı da başladı ki bu yöntem en çok savaşlarda kullanılmıştır. Savaşlarda kullanılacak ve özel şartlarda eğitilen paralı askerler ticari gayeler doğrultusunda kullanıldı. İnsan, ticari olarak sadece askeri açıdan kullanılmadı. Köleler de Batı medeniyetlerinden Doğu medeniyetlerine ticari bir ürün olarak sunuldu. Köle ticareti 19. yüzyıla kadar devam etti. Sonuç olarak Orta Çağ’da batı ve doğu arasında ticari yollar ve ticaret merkezleri etkili oldu. Ticaret yolları toplumlar arasında kültürel alışverişte de etkili oldu. Yıllar boyunca ürünlerin çoğalması ve çeşitlenmesiyle ticaret gelişti. Bu ürünlerin çeşitlemesi hem tarımsal hem hayvansal yönde gerçekleşirken insan ticareti de arttı.

Tarım Üretimini Arttırmak İsteyen İnsanlar Hangi Faaliyetlere Başvurmuştur?

Neolitik Çağ’dan itibaren insanların hayatlarını idame ettirebileceği bir yol olmuştur. Toplumlarda da tarımın önemi kavranmıştır. Böylece tarım yapan insanlara teşvik ettirici uygulamalar yapılmış ve üretimi arttırmak amaçlandırılmıştır. Örneğin üretimi arttırmak için nadas sistemi kullanılmıştır. Nadas sisteminde tarlaya bir süre ekim yapılmaz ve toprak dinlendirilir. Aynı zamanda tarım üretimini nitelik bakımından üst seviyeye çıkartabilmek için maddi destek de köylülere sağlandı. Şehirler su kenarların kurulduğu için sulama kanalları da tarımda kullanılmaya başladı ve ürünlerin daha efektif bir şekilde üretilmesi sağlandı.

Aynı zamanda tarımın gelişmesiyle ürünler çoğaldığı için depoların inşa edilmesi ve ürünlerin muhafaza edilmesi gerekti. Zor şartlar altında harap olan ürünlerin sağlıklı kalması ve kullanılması için bu depolar çok önemli rol oynadı ve birçok insanın hayatını kurtardı. Depolanan tek şey tarım ürünleri değildi. Tarımda kullanılan sular da depolandı ve kullanıldı. Aynı zamanda depolanan suları efektif kullanmak için farklı sulama teknikleri geliştirilmiştir. Aynı zaman Orta Çağ Avrupa’sında da görüldüğü gibi çeşitli saban tekniklerinin üretilmesiyle coğrafi özelliklere uygun tarım yapıldı ve üretimin arttırılması sağlandı.

Tarımın başından geldiği nokta karşılaştırıldığında en büyük değişimin tarımdaki hayvan gücü oldu. Tarımda da hayvanların kullanılması sonucu tarımın yapılması için gerekli olan insan gücünü bir hayli azalttı. Aynı zamanda bir diğer büyük değişim aletler oldu. Orak gibi aletlerin yaygınlaşması tarımın kolaylaştırılmasına, ürünlerin çeşitlendirilmesine ve ürünlerin artmasına yaradı. Çağlar geçtikçe ve teknoloji geliştikçe ise gübre ve ilaç kullanımı artmıştır. Bahsedilen uygulamalar olsa da yapılan en temel değişim yerleşim hayata geçilmesi olmuştur. Yerleşim hayata önce geçen devletlerin diğerlerine göre daha çok geliştiği gözlemlenmiştir. Aynı zamanda göçebe toplumlar da tarımın önemi anlaşılınca azalmıştır.

Kaynak Sİte

İlgili Yazılar

Muharrem Kararnamesi Nedir? Maddeleri ve Sonuçları

admin

Osmanlı Padişah Türbeleri Nerede?

admin

Mudanya Ateşkes Antlaşması Maddeleri, Tarihi ve Önemi

admin

Yorum Ekle